EMEKLİ AMİRAL SONER POLAT: ANAYASAYI TANIMAYANLAR ANAYASA YAPAMAZ | İmge Gazetesi

 
             HABER ARŞİVİ    |    GÜNCEL    |    ÖZEL HABER    |    SİYASET    |    KÜLTÜR SANAT    |    EKONOMİ    |    YAŞAM    |    SPOR
EMEKLİ AMİRAL SONER POLAT: ANAYASAYI TANIMAYANLAR ANAYASA YAPAMAZ


Emekli Amiral Soner Polat, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde düzenlenen “Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panele konuşmacı olarak katıldı. Polat, "Anayasayı Tanımayanlar Anayasa Yapamaz" dedi

 

Emekli Amiral Soner Polat, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde düzenlenen “Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panele konuşmacı olarak katıldı. Polat, "Anayasayı Tanımayanlar Anayasa Yapamaz" dedi.

 2007-2009 yıllarında Mersin'de Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı olarak görev yapan, Emeklilik sonrasında, 6 Eylül 2013 tarihinde Hasdal'dan Silivri Cezaevi'ne gönderilip Balyoz davasında özel yetkili 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 18 yıl ağır hapis cezasına çarptırılanı ve bu hüküm Yargıtay tarafından onanan ancak Anayasa Mahkemesi'nin Balyoz davasında hak ihlali yapıldığına yönelik oybirliğiyle aldığı karar neticesinde 19 Haziran 2014'te tahliye edilen, yapılan yeniden yargılama neticesinde beraat eden emekli Amiral Soner Polat, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası’nda Atatürkçü Düşünce Derneği Mersin Şubesi öncülüğünde düzenlenen “Yeni Anayasa Tuzağı” konulu panele konuşmacı olarak katıldı.

Konuşmasına bu Anayasa’nın gökten zembille inmediğini ifade ederek başlayan Soner Polat, “Bu Anayasa, içinde yaşadığımız iç ve dış koşulların bir sonucudur. Coğrafya bir ülkenin kaderidir. Tıpkı komşularımız gibi. Onları değiştiremiyoruz. Siyaset diye bir bilim var. İşte siyaset, bu kaderi, bu yazgıyı değiştirecek yol ve yöntemleri arıyor. Coğrafya ve siyaseti birleştiren jeopolitik adında bir bilim dalı var. Ama bu jeopolitik, doğu ülkelerinde pek bilinmiyor. Batıda ise sadece elit kesim ve devlet yöneticileri biliyor. Jeopolitik bilgiye sahipseniz coğrafya avantajlarını 10’a-20’ye katlıyor ve dezavantajları en aza indiriyorsunuz. Batı genellikle jeopolitik diliyle konuştuğu için kazanıyor. Doğu ülkeleri ise genellikle kaybediyor. Kıbrıs, bunun somut örneğidir. Batı Türk askerini adadan atmak istiyor. Bu gerçekleşirse kağıt üzerinde ne yazarsa yazsın, Kıbrıs kaybedilmiş demektir” dedi.
Şimdi farklı planlar peşinde olan ve cumhurbaşkanı olduğunu iddia eden birinin Brüksel’de kapı kapı dolaştığını  kaydeden Polat, “Bu adamın neyin pazarlığını yaptığını kimse bilmiyor. Biz soyut bir kavram olan türbanı tartışarak enerjimizi boşa harcıyoruz. Kaynaklarımızı rasyonel olarak kullanamıyoruz. Küresel düzeyde baktığımızda jeopolitik bir dildir. Sovyetler Birliği bu dili bilmediği için çöktü. Tek kurşun atmadan Sovyetler Birliği yıkıldı. Onlar ideolojik bir mücadele içinde olduklarını düşünüyordu. Bir yanda komünizm, diğer yanda kapitalizm. Aslında olayın bunlarla ilgisi yoktu. Dünyadaki küresel güç mücadelesiydi. Kaynakların paylaşım mücadelesiydi. Bugün Rusya var ama kavga biteceğine daha da şiddetlendi” şeklinde konuştu.

DENİZ ULAŞIMI KESİLİRSE 15 GÜN İÇİNDE TÜRKİYE FELÇ OLUR

Jeopolitiğin bir altında tehdidin geldiğini anlatan Polat, “Tehdit unsurunun düşmanca niyet, diğeri askeri yetenek olmak üzere  iki parametresi vardır. Bir ülke diğer bir ülkeye düşmanca niyet besliyorsa, bunu gerçekleştirecek askeri kapasitesi varsa bu tehdittir. Düşmanca bir niyet yok ama güçlü bir askeri kapasite varsa bu potansiyel tehdittir. Geçmişte orduda görev yaparken ilişkilerimiz iyi olmasına rağmen Rusya’nın potansiyel tehdit olduğunu söylemiştim. Şimdi Suriye krizinde Rusya ile neredeyse bir savaş ortamında karşı karşıya geldik. Demek ki doğru değerlendirme yapmışız. Irak silahlı kuvvetleri Türkiye için bir tehdit teşkil etmez. Ama oradan gelebilecek terör örgüt yandaşları Türkiye’de ciddisorunlar yaratıyor. Her şey tehdit unsurunun doğru tanımlanmasıyla başlar. Düşmanını tanımayan hiçbir ülke kaynaklarını doğru dürüst kullanamaz. Önce düşmanımızı tanımalıyız. Doğu Akdeniz’de İsrail ve Güney Kıbrıs yönetimi doğalgaz kaynakları buldu. Enerji fakiri iki ülke şimdi zengin oldu. Ama asıl zengin kaynaklar KKTC ile Türkiye arasında. Ama bize bu bölgeyi kullandırmıyorlar. Güneyden itibaren içe doğru sıkıştırılmaya başladık. Her yandan baskı altındayız. Kıbrıs Türkiye için hayatidir. Deniz ulaşımı kesilirse 15 gün içinde Türkiye felç olur. Kıbrıs’ı siyaset pazarlığı yapan bir iktidarın Türkiye’yi yönetmeye hakkı yoktur” dedi.

BATI DÜNYASI ALÇAK VE SAHTEKARDIR

Yunanistan’ın Yunanlılar tarafından değil de Avrupalılar tarafından kurulduğunu da sözlerine ekleyen Soner Polat, “Yunanistan’ın kuruluşu Türk jeopolitiğinin dışında değildir. Yunanistan, Yunanlılar tarafından değil, Avrupa tarafından Avrupa’nın güneydoğu sınırlarını emniyete almak, Avrupa-Asya ve Afrika arasında bir duvar çekmek için kurulmuştur. Avrupa büyük bir yarımadadır. Yarımadalar doğal sınırına dayandırıldığında daha iyi savunulur. Batı dünyası alçak ve sahtekardır. Onların bilim ve tekniğine güvenebiliriz ama namus ve vicdanlarına asla güvenemeyiz. Avrupa Yunanistan’ı kurarak kültürel, coğrafi, stratejik, siyasi ve jeopolitik sınırlarını çizdi. O nedenle Türkiye Avrupa jeopolitiğinin dışındadır. Türkiye’nin AB’ye girme şansı da yoktur. Türkiye AB’ye girdiği gün AB dağılır. Çünkü AB’nin sembolü hristiyanlıktır” ifadesini kullandı.
Soner Polat konuşmasını son bölümünde şöyle konuştu:
“Ulusal çıkarlar milletin kalbinde atar. Lozan’ın namusunu kurtaran Montrö anlaşmasıdır. Balyoz ve Ergenekon davalarında insanların mahkum edilme nedeni Karadeniz’ delme girişimidir. Bakanlar NATO Karadeniz’e girsin istiyor.Körfez Savaşı’nın asıl amacı ikinci İsrail’i kurmaktı. Jeopolitik bir kuşatma altındayız. Terör ve irtica var. Bir de bölücü Anayasa var.bunlar birbirinden bağımsız değil.terör ve irtica hem Türkiye’nin çevresinden saldıran kuvvetlere hem de bölücü ve gerici Anayasaya olumlu yönde düşmanlarımız açısından bir katkı sağlıyor. Terör sadece silahla bastırılamaz. Diğer faktörler de kullanılmalıdır. Ancak silahsız terörle mücadele olmaz. Terör yüzde 99 dış kaynaklıdır. Dışarıyı kurutmadan içeriyi bitiremezsiniz. Bölücü ve gerici Anayasa Ermeni soykırım yalanı, terör ve irticayı kolaylaştırıyor. Anayasaya sadakat yemini ediyorlar. Hiç kimse Anayasa’ya dayanmayan bir devlet yetkisini kullanamaz. Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Kadınlar ve erkekler eşit haklara sahiptir. Devlet, bu eşitliğin yaşama geçmesini sağlamakla yükümlüdür. Bu maksatla alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı olarak yorumlanamaz. Çocuklar, yaşlılar, özürlüler, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleri ile malul ve gaziler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılmaz. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.
Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar. Şimdi yeni bir Anayasa yapılacak ve içinde Türk olmayacak. Siz 32 millete eşitlik istiyorsanız kusura bakmayın ama Türk milletine düşmanlık ediyorsunuz. Türk milletini bölüyorsunuz. Yasma,yürütme ve yargı birbirinden üstün değildir. Üstün olan Anayasa ve yasalardır. Bugün Anayasa’ya TBMM içinden bir saldırı vardır. Anayasaya bir saldırı varsa bir rejim değişikliği talebi vardır. Anayasayı tanımayanlar anayasa yapabilir mi?  ”
 

 

Etiketler :
Paylaş :

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!

 
  FLAŞ HABER

  HABER ARA
 
 
  
  YAZARLAR
   




  FLAŞ HABER



 


 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE GÜNCEL HABERLER SİYASET HABERLERİ SPOR HABERLERİ GİZLİLİK İLKELERİ

 

İmge Gazetesi Mersin | Resmi Web Sitesi | Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz.
imgegazetesi.com © Copyright 2014-2024 Tüm hakları saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz.

URA MEDYA